5 Mayıs 2014 Pazartesi

Kuşkonmaz Frittata



Kuşkonmaz günün hemen her öğününde tüketilecek bir besin aslında. Besleyici, sağlıklı ve lezzetli! Kanı temizlediğini, güçlü bir idrar söktürücü olduğunu, kalbi güçlendirdiğini, gözlere iyi geldiğini, sindirimi kolaylaştırdığını, kum döktürdüğünü, yatıştırıcı ve afrodizyak etkileri olduğunu ekleyeyim.

Satın alırken çok kalın ve sert olanları almamaya çalışın. Şöyle hafifçe esnettiğinizde çıt diye kırılmalı. Görünümü parlak ve nemli olmalı.. Suyu çekilmiş, cansız bir kuşkonmazı görür görmez anlarsınız ki zaten. En lezzetli ve bol bulunduğu aylar Mayıs Haziran arasıdır.

Satın aldığınız kuşkonmazı hemen kullanmayacaksanız temiz bir beze sarıp buzdolabında birkaç gün saklayabilirsiniz. Dip kısımlarını sebze soyacağı ile soyarak kırmadan, başka bir işleme tabi tutmadan olduğu gibi derin dondurucuya kaldırabilir, beş altı ay saklayabilirsiniz. Temizlediğinizde çıkan uç kısımları ve kabukları atmayıp daha sonra çorbasını yapabilirsiniz; tıpkı brokoli çorbası gibi, ister sütlü, ister kremalı.  Temiz de bir malzeme ayrıca, tozu toprağı vs, olmadığından bir kere yıkayıp hemen kullanıma hazırdır. Anadolu'da yaygın olarak bıçak değdirmeden, elle kırılmak suretiyle pişirmek makbuldür kuşkonmazı. Tıpkı diğer bahar otları gibi kavurup üzerine yumurta kırmak en çok bilinen şekli. Nedim Atilla der ki:

''Taze soğan da yakışır ama incecik körmenlerle (yani yabani pırasalarla) yapılırsa tadından yenmez. Tercihinize göre irice kıydığınız taze soğan ya da pırasaları zeytinyağında güzelce kavurun. Sonra ayıklayıp yıkayıp süzdüğünüz kuşkonmazları ilave edin ve kavurmaya devam edin. Bütün bunları yaparken de tahta kaşık kullanın. Otlar kendi suyunu salıp çektiğinde yumuşamamışsa, azıcık sıcak su ilave edebilirsiniz. Suyunu tamamen çekip yumuşadığında da üzerlerine yumurtalarınızı kırıp şöyle bir karıştırıverin.
Sonra da afiyetle yiyin. '' 
Kuşkonmaz et ya da balığın yanında şahane bir eşlikçi olduğu kadar salatalarda, makarnada ve çorbada da lezzetini cömertçe sunuyor. Batıda somonla, karidesle, füme etli salatalarla, en çok da Hollandaise sos ile birlikte tüketiliyor, kiş (quiche) yapılıyor. 
Ben ilk verdiğim tarifteki halini sevmekle beraber, yumurta ve mantarla birlikte çok uyumlu buluyorum kuşkonmazı.  Bu sefer de yumurta ile kullanmak istedim. Frittata  için İtalyanların bol sebzeli, çeşnili, böreğimsi, haliyle doyurucu omleti diyebiliriz. Zeytinyağında sotelediğim kırmızı soğanlara kıyılmış kapya biber, dondurucudan haşlanmış bezelye, bir iki diş sarımsak, en son da ufak doğranmış kuşkonmazları ekleyip tuz, karabiber, taze kekik  ve pulbiberle tatlandırdım. Bu harcı iyice yağladığım muffin tepsisi gözlerine pay ettim ( kağıt kapsül kullanmanızı da tavsiye ederim, yağ miktarı azalır hem hem de kolayca çıkar tepsiden),  hepsinin üstlerine de İzmir tulumu koydum birer ikişer küp.  Derin bir kapta yumurta, süt, azıcık un, biraz da kremayı çırptım, ona da tuz ve karabiber ekledim. Bu sütlü harcı tepsideki malzemelerin üzerlerine gözleri tam dolduracak şekilde paylaştırdım. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında alt ve üstleri güzelce kızarana kadar pişirdim. 
Bir sonraki tarif mi ? Makarna!



1 yorum:

Yasemin Babalik dedi ki...

daha önce hiç yemedim desem inanır mısın? hiç de karşıma çıkmıyor niyeyse. çok merak ediyorum neye benzediğini. yine bir tablo olmuş seninki. ellerine sağlık

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin