31 Ocak 2010 Pazar

Gece Gece Kurabiye





Malzemeler:

  • 125 gr tereyağ (oda ısısında)
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • Yarım çay bardağı sıvıyağ
  • 1 yumurta
  • Yarım paket kabartma tozu
  • Yarım paket şekerli vanilin
  • Bir portakalın kabuğunun rendesi
  • Aldığı kadar un

Bu malzemelerle ele yapışmayan bir hamur yoğurun, hafif unlu tezgahta açıp, istediğiniz kalıpla kesin. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında pembeleşene kadar pişririn. Soğuyunca bir ucunu diledğiniz reçele ya da marmelata batırıp hindistan cevizine bulayın.

Bu kurabiyelere gece kurabiyesi dedik biz. Oğlan anneleri iyi bilirler. Okul etkinliklerini önemsemez, hatta katılmak bile istemez yaramazlar. Karne günü için yapılacak küçük eğlenceye bir şeyler götürmesi gerektiğini tam yatmak üzereyken anımsadı bizimki. Sabaha bekleyecek bir kurabiye yapılabilirdi ancak. Sevgili Yeşim'de o gün gördüğüm bu tarifi yapıverdim hemen. Bir de içine portakal kabuğu rendesi ekledim , çok güzel oldu. Gece gece üç beş kurabiye yiyip öyle yattık yani.



28 Ocak 2010 Perşembe

Peynirli Puf Böreği



Malzemeler:

Hamuru İçin

  • 2 su bardağı un
  • Bir çay kaşığı limon suyu
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • Yarım yemek kaşığı sıvıyağ
  • Bir su bardağından biraz eksik su
  • Tuz
  • Kat vermek için, 90gr. tereyağ

Harcı İçin:

  • Beyaz peynir
  • Maydonoz
Hazırlama:

Tereyağ hariç bütün malzemeyi yoğurup hamurun üzerini nemli bir bezle örterek yirmi dakika
dinlendirin. Dinlenen hamuru hafif unlayıp 50 cm çapında yuvarlak olarak açın ve erimiş tereyağını her yerine yedirin. Yağladığınız hamurun ortasına küçük bir tabak koyun. Tabağın bitiminden dışa doğru dörder parmak ara vererek kesiler atın. Altı parça kadar yarım üçgenler elde edeceksiniz. Sonra tabağı kaldırıp üçgenlerden birinin ucunu ortadaki yuvarlağın üzerine kapatın. Diğer parçaları da sırayla bu hamurun üzerine kapayın. Hamurun üzerini nemli bir bezle örtüp yarım saat dinlendirin.

Dinlenmiş hamuru 2mm kalınlığında dikdörtgen şeklinde açın. Hamurun bir ucunda katlama payı bırakarak peynirli harçtan ceviz büyüklüğünde üçer santim ara ile dizin. Bıraktığınız katlama payını harçların üzerine gelecek şekilde kapayın. Hamur keseceği ile yarım ay biçiminde küçük börekçiklerinizi kesip çıkarın. Hamur bitene kadar bu işleme devam edin. Çok az gibi görünen bu hamurdan kırk adet puf böreği çıkıyor. Tulum peyniri de çok güzel oluyor bu tarifte, ben tam yağlı inek peyniri kullandım, yağsız ve tuzsuz peynir girmez evimize, tercih size kalmış tabii.

Kesme işleminiz bitince puf böreklerini iki üç dakika sıvıyağda kızartın, kağıt havluda yağnı alıp servis yapabilirsiniz. Hamurunda da yağ var, yağda kızarıyor deyip ağır olduğunu düşünmeyin. Kızarırken fazla yağ çekmiyor, çok lezzetli bir kahvaltı öğünü elde ediyorsunuz. Yapın, mutlaka!

25 Ocak 2010 Pazartesi

Çikolatalı Muffin




Mutfakta küçük bir yardımcım var benim. Büyük yardımcım bulaşık makinam İsabel'den sonra. Küçüğüm kek, kurabiye yapmayı çok sever benimle birlikte. Tart, tartölet kalıplarını yağlamayı, blendırla yumurta çırpmayı, kurabiye hamurunu yoğurmayı, şekillendirmeyi, kalıplarla hamur kesmeyi kimselere bırakmak istemez. Dur kabartma tozunu ben katayım, unu ben elesem? Yüzü hep güler bu işleri yaparken. Ortalığı toparlamaya gelince sıra sıvışır tabii. Oğlan da katılmak ister sıklıkla, oyalanırız mutfakta işte. Bu yardımları arasında en çok işime gelen uzun ince elleriyle, kargacık burgacık el yazısıyla notlarımı tutması. Elimde tarif de olsa değişiklikler yapıyor, malzeme oranlarıyla oynuyorum, o da anında yazıyor bir kenara, asıyor mutfak panosuna. Bugünkü tarifi de onun yazısından aktarıyorum.

Şu muffin konusunda da şöyle bir yol izlemeye karar verdim. Önce ingilizcesini , parantez içinde de türkçe okunuşunu yazacağım. Arada topkek de derim.

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 125 gr. tereyağ
  • 1 su bardağı artı iki yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • Minicik tuz
  • 2 su bardağı un
  • Yarım pakte kabartma tozu
  • 80 gr. bitter çikolata
  • Vişne

Hazırlama:

Yumurta ve tozşekeri bembeyaz köpük köpük oluncaya kadar çırpın. Oda ısısındaki tereyağını katıp tekrar çırpın. Sütü, kakaoyu katıp çırpın. Unu ve tuzu ekleyip karıştırın. Benmari yöntemiyle erittiğiniz bitter çikolatayı da katıp bütün malzemeyi güzelce karıştırın. Kağıt kapsüllere yarıya kadar harçtan doldurup, en üstlerine birer vişne tanesi kondurun, muffin (mafin) tepsisine yerleştirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirip, kürdan testi sonrasında alın.

Tarifi de 52. Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği için Lezzet Treni'ne gönderelim.

22 Ocak 2010 Cuma

Dünden Bugüne, Bir de Hümeyra



Bir zamanlar ben yemek yapamazdım. Kurufasülye ya çok suluydu ya çok salçalı. Ya fazla pişerdi nohutlar ya diri kalırdı. Karnıyarık çok yağlı, renksiz, tatsız tuzsuz olurdu. Ama suç patlıcanındı, tadı yoktu zaten. Dolmaların içi pişmez, fazla piştiği de olur, hamur işi denemeleri fiyasko, kabarmayan kekler, tekrarlayan hayal kırıklıkları, dön dolaş aynı yemekler. Yanıbaşımda açma börekler, içli köftelerle, kısırla, kebaplarla damağı gelişmiş bir adam. Ses çıkarmıyor, hani keşke şöyle olsaymış diyor, yiyor yaptığım rezalet yemekleri. Yan komşu kek getirmiş bir fırın kabında, boş iade etmemek gerek. Necla irmikli sütlü bir tatlı yapıyor, gazete köşesinden bir tarifle. Sanki çok güzel yapacak bir de kendi yaratıcılığını katıyor, toz fındık ekliyor. Tatlı demek zor, renk kahverengi. Sütlü tatlı başka renkte olmalıydı yahu. Epey sürdü bu durum, üç beş sene. Nasıl gururlanmıştım evimize badanaya gelen usta iki

üç günün sonunda eşime şöyle demişti:

- Abi çok şanslısın, yengenin yemekleri çok lezzetli.

Erekler nedense böyle tepki veriyorlar, daha sonra başkasından da duydum aynı sözü. Neyse, artıkım rahatım, güvenirim kendime yemek konusunda. Eleştiriyi de kendim yapmalıyım, başkaları söyleyince bozuluyor, hatta sinirleniyorum.- İfot kadar değil tabii. -Arada tutmadığı da olur elbet olmaz mı? Herkes memnun, yalnız sevgilimin bizim kızın öğrencek yemeklerini yemeye niyeti yok hiç. Çekemem diyor, kocası yesin onları. Bakalım heves eder mi, mutfağa girer mi bilinmez. Ama bildiğim bir şey var, zevkle yiyecek kızının yemeklerini, nasıl olursa olsun.

Şimdi etli nohut yemeğinin tarifini de vereyim kısacık. Nohutları akşamdan ıslamalı. Sıcak suya ıslayıp, azıcık da tuz serperseniz çabucak yumuşadığını göreceksiniz. Sabaha nohutları düdüklüde az suyla on dakika haşlayın. Çünkü nohutun düdüklüde pişme süresi kırk dakikadır. Kuzu eti kullanırım ben. Kuzu da yarım saatte pişer. Boşalttığınız düdüklüye biraz sıvıyağ koyup kızdırın. Kızgın yağa eti katıp çevriştirin, renk değiştirip kabuk bağladığında yemeklik doğranmış kurusoğanı ekleyin. Birlikte sarartıp, salçasını katın. Salça ile de biraz kavurduktan sonra bir tatlı kaşığı kadar un katıp, karıştırın. Un güzel kıvam bulmasını sağlayacak yemeğin, kurufasülyede başka sulu yemeklerde de kullanabilirsiniz. Hemen sıcak suyunu verip, nohutları katın, tuzunu ayarlayın. Buharı çıktıktan sonra yarım saat pişirin. Süre sonunda kapağını açın, suyunun kıvamını kontrol edin. İstediğiniz koyulukta değilse altını kuvvetli açıp, kapağını kapatmadan kaynatın. Afiyet şeker olsun.

Bu arada İfot demişken eskilerden güzel bir şarkısını dinlemek isterseniz buyrun Hümeyra'nın güzel sesine. (İzlemeseniz de olur, dinleyin yeter.)

14 Ocak 2010 Perşembe

Bazen



Bazen tutmaz yaptıkların. Uğraşırsın, özenirsin istediğin sonucu alamazsın. Bazen hiç umursamaz rastgele yaparsın. Aniden canın çekmiştir, çocuklar istemiştir; buzdolabından çıkardığın malzemelerle bir kek çırparsın kabarır kabarabildiği kadar, yumuşak olur, şekeri, tadı yerindedir. Bazen de özenirsin ustalara, yumurtayla kabarsın pandispanya istersin, sonuç hüsrandır. Sen yine bildiğini yap dersin içindeki yaramaz kıza. Neyine gerek kabartma tozu kullanmadan yumuşacık pandispanya pişirmek?

Fotoğraftaki kekin başına gelenler de böyleydi işte. Biz ziyan etmeyip sandviç kek niyetine tükettik. Sizlere daha önce Necip Usta'dan söz etmiştim. Benim temel yemek kitabımdı Türk Mutfak Sanatı. Uzun yıllar İsviçre ve Amerika'da büyük otellerin Executive Chef lerinden biri olarak çalışan ustanın 1972 basımlı iki kitabını sahafta görür görmez satın almıştım.

Fransız Mutfak Sanatı Sofra ve Servis Bilgileri

Fransız Pasta ve Tatlı Sanatı

Eski cildi, sararmış ve güzel kokulu çeşit çeşit tariflerle dolu sayfaları ilk günler elimden hiç düşürmedim. Kitabı alalı iki aydan fazla olmuş ancak ben ilk denememi başarısızlıkla sonuçlandırınca diğer tariflere geçmeye niyetlenmedim bir türlü. Aslında bu başarısızlıktan çok denemelerime engel olan Necip Usta'nın diğer kitaplarında da kullandığı üslup. Şöyle ki: temel tarifleri veriyor, sonraki tariflerde bilmem kaç numerolu tarife bakınız diyor. Bir tarif için kitabın muhtelif sayfalarını dolaşmak gerekliliği girişimci yönümü bastırıyor. Bir diğer sebep ise bulamayacağım malzemeler. Yine de yazık ediyorum biliyorum. Onca güzel turtayı, pastayı, özel sosları, glasürleri, bisküvileri, tartları şimdiye çoktaaan denemeliydim. O tarihte makaron yapımına dair ipuçları veriyor, aslında başarılı sonuç olmanın kolay olduğunu söylüyor usta. Kitap başka birinin elinde olaydı neler yapmıştı kimbilir?

Benden söyelemesi: bu güzel tariflerin denemesi yavaş gidecek. Çünküm, yeni işimizde sevgilime yardım ediyorum, bir yandan fena halde hastayım, bir de iki gün önce sıkılan diş tellerim yüzünden yemek yiyemiyor, konuşamıyor, ağız içi yaraları ile cebelleşiyorum. Kaç gün olmuş bilgisayarın başına oturmayalı. Koşturmaca, yorgunluk, konforu bozulan çocukların şikayetleri arasında Narince'ye vakit ayırmaya çalışacağım.
Sevgi ve saygılarımı sunarım efenim.

Ben beceremedim ama ola ki siz denemek istersiniz:

Malzemeler:

  • 5 bütün yumurta
  • 100 gr. toz şeker
  • Yarım kahve fincanı sıcak su
  • Az rende limon kabuğu
  • 120 gr. elenmiş un
  • 4 yemek kaşığı elenmiş kakao
  • 1 kahve fincanı erimiş ılık yağ

Un, kakao, rende limonu birbirine karıştırınız. Ve muhafaza ediniz. -Burada sizi 184 nolu reçeteye gönderiyor kitap. - Yumurtanın içersine toz şeker ve suyu ilave ederek çelik bir kabın içinde çırpınız. Yumurta çırpma işleminin sonunda kendi hacminin altı misli kabarmış olmalıdır. Yumurta kabardıktan sonra kıvama geldiğini anlamak için çırptığınız teli havaya kaldırınız. Telden düşen yumurta parçaları çırptığınız yumurtanın üzerinde kaybolmadan kalırsa, yumurta kıvamına gelmiş demektir.
Yeterince kabaran yumurtalara bir kevgirle çalkalamadan ve fazla karıştırmadan unlu karışımı akıtır gibi ilave ederek yediriniz. Sonra yağı yediriniz. Hemen 20 cm. lik pasta çemberine boşaltarak 200-220 derece fırında yirmi dakika pişiriniz.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin