13 Ocak 2014 Pazartesi

Unutmadan...





Bugün 13 Ocak 2014  Pazartesi. Bugün üçüncü kez hala oldum. Eylem kuzumuz geldi dünyaya.

Bloga not düşeyim istedim, hem de bu fotoğrafla, bu tarifle. Çünkü Eylem'in dünyaya gelmesine saatler kala bu tuzlulardan yemiş, çaylarımızı içmiştik gülüşerek. Annesi çok sevmişti, umarım küçük hanım da sever de halası her yıl doğum gününde yapar ona. Tarifi de ekleyelim, büyüyüp okuduğunda gülümsesin Eylem kuzusu, halasına bu fotoğraf, bu kayıt ne çok şey hatırlatacak varsın bilmesin...


Malzemeler:


  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 1/2 su bardağı erimiş tereyağı
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1 yumurta + 1 yumurtanın beyazı
  • 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu (10 gr)
  • 3,5 su bardağı un
İçi İçin:


  • Beyaz peynir
  • Maydonoz



Üzeri İçin:


  • 1 yumurta sarısı
  • Susam
  • Çörekotu


Hazırlama:

Un yoğurma kabına alınır ve ortası havuz gibi açılır.

Sıvı malzemeler ortaya, katı malzemeler una eklenerek yoğurulur.

Ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır, avuç içinde açılır, peynirli harç konup kapatılır.

Kapatılan kısım altta kalacak şekilde avuç içinde yuvarlanır.

Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir, üzerlerine yumurta sarısı sürülür, susam ve çörekotu serpilir.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında altı üstü güzelce kızarana kadar pişirilir.

Dondurucuda saklayıp, acil durumlarda gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun.



6 Ocak 2014 Pazartesi

Limonlu Zerdeçallı Tavuk





Ben bu kaydın yazısını oluşturuvermiştim dün. Tavuğa yakıştırdığım baharatlardan dem vuracaktım, biraz da unutkanlığımdan ama; unuttum nasıl başlayacaktım, nasıl bitirecektim. Bir başlangıç cümlesi için, fotoğrafa bakıp duruyorum dakikalardır. Baktıkça da lezzetini yeniden anımsıyorum. Karamelize olmuş soğanların kızaran tavukla, bezelye ile, ne alaka demeyin taze dereotu ile damaklarımızda  bıraktığı nefis tadı öyle sevdik ki, bu fotoğraftan sonra kısa süre içinde yeniden pişirdim aynı tarifi. Şu meşhur unutkanlığıma, bir de tarifleri not almamak konusundaki ısrarlı tutumuma önlem olarak fotoğrafını çekmiştim ocağa koymadan evvel. Tavuğu nelerle tatlandırdığım az çok görülüyor fotoğrafta : acı sos, tuz, karabiber, toz kırmızı biber, zerdeçal, kimyon, kekik, sarımsak, çeyrek dilim limon, piyaz doğranmış kuru soğanlar, biraz da zeytinyağ...

Önce bir yüksek ateşte cozurdayıp, sonra kısık ateşte kendi suyunda pişmeye bıraktım tavuk parçalarını. Dikkat etmeniz gereken fazlaca pişirip dağıtmamak, pişmesine yakın ocağın altını biraz açıp konserve bezelyeleri ekleyeceksiniz. Varsa kalan suyu buharlaşacak, tavuk etleri kızaracak, serviste taze dereotu serpelenecek. Hazırlaması bu kadar  basit ve zahmetsiz, lezzeti ve görüntüsü ise davet masalarına yakışır. Biliyorum yarın için yapmayı düşlediniz, kolay gelsin :)


30 Aralık 2013 Pazartesi

Yeni Yıl Dileklerim






'' ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya ''*

biliyorum, siz kesin kara saçlarınızı yine de

''kestim kara saçlarımı n'olacak şimdi
Bir şeycik olmadı -deneyin lütfen- *


demişti inceliklerin şairi. Denemekten korkmadığınız, tazelendiğiniz, yenilendiğiniz, arındığınız bir yıl olsun, bahar tazeliğinde... Gidenlerin yerine yenileri koyabildiğiniz, kırgınlıklarınızı, öfkelerinizi, yılgınlığınızı doğru kanallardan akıtabildiğiniz, gözlerine bakıp da birbirinizi anladığınız güzel insanların hep yanınızda olduğu bir yıl olsun. Durduğunuz eşikte aklınız ve kalbiniz birlikte rehberlik etsin size.

Meraklı, istekli, diri, ferah, sağlıklı,  huzurlu, bol kitaplı, patili...

Daha sayayım mı? Saymayayım, aslında fotoğraf yeni yıldan beklentilerimi yansıtıyor. Nazenin, kırılgan tarafımı, bahara, sadeliğe, hem de tatlıya  olan düşkünlüğümü . Yeni yıla ağzınız tatlı girin istediğimden bu tarifi uygun gördüm bugün için. Aslında hiç aklımda yoktu şu görüntü. Haftalardır fırınımla aramıza giren soğukluğu gidermek için yapmıştım limonlu keki. Blog fırtınasının ucunu iyiden iyiye koyverdiğim günlerde Zehra'cığımda gördüm tarifi. Genellikle onun şahane pastalarına bakar iç geçiririm. Lamington keki görünce dedim ki benim limonlu kek de dönüşüversin lamingtona, iç geçirmem hiç değilse bu seferlik,  iyi de ettim ! Tarifim şöyle:


Malzemeler:


  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 3/4 su bardağı limon suyu
  • 125 gr adet limonun kabuğu rendesi
  • 3/4 oda ısısında tereyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 4 yumurta
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı karbonat
  • minicik tuz

Sos için:

  • 200 gr süt kreması
  • 100 gr bitter kuvertür

Hazırlama:



Toz şekere limon kabuğu rendesi eklenerek parmak uçları ile ovalanır.

Yumurtalar eklenerek şeker iyice eriyene dek çırpılır.

Sırasıyla limon suyu, tereyağ, süt eklenir ve çırpılır.

Un kabartma tozu ve karbonatla birlikte elenerek eklenir.

Tuz da katılarak tahta bir spatülle iyice karıştırılır.

Yağlanmış tepsiye ince bir tabaka halinde dökülür.

Önceden ısıtılmış 200 derece fırına verilir.

Beş-altı dakika sonra fırının ısısı 180 dereceye düşürülür.

Pişip kürdan testinden geçen kek fırından alınır.

Dışını kaplamak için süt kreması küçük bir kaba alınır ve kısık ateşte ısıtılır. (kaynamayacak)

Bitter çikolata eklenir ve karıştırarak erimesi sağlanır.

Çikolata eridiğinde sos ocaktan alınır, karıştırarak soğutulur.

Kek de yeterince soğuduğunda küçük kareler halinde dilimlenir ve bir çatala batırarak önce çikolata sosa, sonra tabakta bekleyen bolca hindistan cevizine bulanır.

Bu nefis tadın yıl boyunca damaklarınızdan eksilmemesini diliyorum.

sevgiler

Necla





* Gülten AKIN


23 Aralık 2013 Pazartesi

Yılın Enleri-2

Yılın enlerine nefis çörekotlu kurabiyelerle devam ediyoruz.



Sırada baharın güzelliği çileklerle, bezelerle donanmış kuplar var.



Şahane, her şeyiyle tastamam bir et yemeği ile kısa bir ara verip, son üçü bekleyelim.




LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin