3 Mart 2009 Salı

Hellimli Salata





Salatayla devam edelim. Ayrıca tarif vermeme gerek var mı bilmiyorum. Sosunda zeytinyağ, ince ince tıraşlanmış sarmısak, kekik, limon ve tuz var. Hellimleri yuvarlak hale getirmek için de çaybardağı ya da domateslere uygun boyutta bir kapak kullanabilirsiniz. Bizim oğlan bayılıyor hellime. Tereyağında hafifçe kızartıp yerine yerleştiriverince hellimleri, çabucak yemelisiniz. Soğutup da sertleşmesine fırsat vermeyin sakın.

1 Mart 2009 Pazar

Renkli Salata



Bu salataya söyleyecek sözüm yok. Öyle nefisti ki, taze naneyi bolca kattığımdan ferahlığı iyi geldi. Oturup karşısında seyre daldım. Kendime geldiğimde ev halkı çatallarını harekete geçirmişti bile.



Neler var?



  • Marul

  • roka
  • renkli otlar
  • kuzukulağı
  • dereotu
  • salatalık
  • domates
  • yeşil soğan
  • koyun peyniri
  • taze nane

Sosu bildik:

  • zeytinyağı
  • limon
  • tuz

üçlüsü.

Çikolatalı Muss



  • 150 gr. bitter çikolata
  • Yarım su bardağı su
  • 3 tatlı kaşığı nescafe
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 3 adet yumurtanın sarısı
  • 3 adet yumurtanın akı
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
Bitter çikolata, tereyağı, su ve nescafeyi tencereye alıp, kısık ateşte karıştırarak pişirin. Çikolata eriyip pütürsüz bir kıvama gelince ateşten alın. Çikolatalı karışımı karıştırarak biraz soğutun ki yumurta sarıları pişmesin, içine 3 yumurtanın sarısını ilave ederek mikserle iyice çırpın. Hazırladığınız karışım soğuyana kadar bekletin. Diğer tarafta 3 yumurta akını bir yemek kaşığı tozşekerle kar haline gelene kadar mikserle çırpın. Ardından çikolatalı karışıma ekleyip, metal kaşıkla karıştırın. Küçük servis kaplarına alın ve 6 saat buzdolabında beklettikten sonra servis yapın.
Yapımı çok kolay, 10 dakikada hazırlanacak ve çikolataya doyuracak, müthiş bir tatlı. Ellerinize sağlık .

Tarif P.D.Ç.SE ev sahibesi Sevinç Hanım'ın sayfasında

http://sevincceden.blogcu.com/

27 Şubat 2009 Cuma

Kıymalı Pide




Kıymalı pideyi insan evinde şöyle rahat rahat, istediği kadar yemek istiyor. Bu yüzden de içini evde hazırlamak şart oluyor. Hamurunu ve pişirmesini evde yapınca gerçek kıymalı pide lezzetine ulaşmak imkansız. Odun ateşinde pişmeli mutlaka. Mahalle aralarındaki pideciler pişirme işini bizim yerimize yapıyorlar. Hepimiz zaman zaman bunu yapıyoruz. İç nasıl hazırlanmalı?


Yine ölçü verme sırası geldi.


  • 600 gr kıyma

  • 5 domates

  • 3 irice hatta kocaman kurusoğan

  • Bir bağ maydonoz

  • Sivribiber (acı oranı size kalmış)

  • Domates salçası

  • Tuz, karabiber

  • Kıyma yağsız ise biraz oda ısısında margarin


Domates, sivribiber, soğan ve maydonozlar ince ince doğranır. Bütün malzeme birbiryle harmanlanır, tuz ve karabiber ilavesiyle iyice yoğurulur. Salçasını mevsime ve domateslerin durumuna göre ayarlayın. Harcın kıvamı biraz sulu olmalıdır. Kuru yaparsanız pideci biraz su ekleyecektir. Bu yüzden kıvamı biraz kuru gelirse domateslerin ikisini rendeleyebilirsiniz.


Hazır olan pide harcı ile pidecinin yolunu tutabilirsiniz. Yanında ne gider? Mutlaka maydonoz, limon, domates ve turp gider. Soğan, domates ve çokça sumaktan oluşan soğan salatasını, ayranı unutulmamalı. Afiyet olsun.

26 Şubat 2009 Perşembe

Hoşaf




Canım annem neler yollamış. Yazları Kızlıcahamam'da geçirirler. Hal böyle olunca yazdan saklanabilecek ne varsa yapar bizim için. Arada bir köye de uğrayıp, çocukluğumda dallarından inmediğim, artık kimsecikler ilgilenmediği için kurumaya yüz tutmuş, son meyvelerını veren erik ve elma ağaçlarında ne bulursa toplar, kurutur. Dağ tepe dolaşıp kuşburnu, yabani erik, böğürtlen toplar. Biz de gittiğimizde çocukların pek sevdikleri bir iş oluyor bu.


Benim gibi yemekleri göz kararı yapan biri için tarifleri yazarken ölçü vermek sıkıntı yaratıyor. Üşenmedim bu sefer ölçtüm, biçtim.




Hoşaf için bu gördüğünüz 150ml. lik kupa ile 4 ölçü kuru meyve kullandım. Bu kadar meyveye de iyice yıkayıp temizledikten sonra, 4.5 lt su koydum. Düdüklüde buharı çıktıktan sonra sadece 7 dk. kaynattım, bu sürenin sonunda yumuşak kokusuyla hoşaf hazırdı.

Günün her saatinde içime hazır, steril bir süt fabrikası muamelesi gördüğüm günlerde ne çok hoşaf içmiştim.

Bu günlerde Bodrum' u özlüyorum. Küçük sarı saçlı, meraklı, oyuncu ve yaramaz oğlumu orda bıraktım sanki. Sanki gitsem evimizin bahçesinde toprağa karışmış, bir elinde hortumla ya da kum oyuncakları etrafa saçılmış, koca kamyonunun üzerinde, bisikletine binerken bulacağım. Sanki denizden gelmiş de tuzlu yanaklarını öpebilirim ve o kendini çekip

- meme, meme diyecek.

Önce bir ağzına alıp;

-Acı, dıka! ( bu yıka demek oluyor)

diyecekmiş gibi.

Gidesim var, gidip de temiz havasını içime çekesim, şimdilerde rüzgarlı olduğunu tahmin ettiğim kıyılarında denize karşı durasım var. Begonvillerin sarıp sarmaladığı bahçelerde sardunyaların ve denizin kokusunu ciğerlerime çekesim var.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin